Bu olaydan başlayarak ABD , İran ilişkileri donduruluyor. Ayrıca İran'ın atom programı yüzünden de ilişkiler geriliyor. Bir kaç ay önce ABD Dışişleri bakanı John Kerry " Görüşmeler sonsuza kadar süremez indirek olarak askeri seçeneklerimiz de var" diyerek baskıyı arttırıyor . Buna karşın iki ülke kapalı kapılar ardında problemlerini barışçı yollarla çözmeye çalışıyorlar. Hollanda'nın başkentinde bir mahkeme 1981'den beri İran Devriminin neden olduğu dava üzerinde çalışıyor. ABD İran tarafından devletleştirilen petrol şirketlerindeki hakları için tazminat ; İran ise Şahın kaçırdığı dolarların peşinde. Davada iki alman profesörde görevli ve milyarlık tazminatlar hakkında karar verecekler.
İki tarafta kararı şartsız olarak kabul edecek.
Herbert Kronke her gün dava dilekçelerini , delilleri ve kanunları incelemekle geçiriyor. Den Haag Şehrinin Schveningen semtindeki villasının duvarları klasörler ile dolu bir duvarda suluboya bir deniz manzarası bulunuyor. Tahta çalışma masasında hukuk kitapları var. Heidelbergde hukuk profesörü Herbert Kronke ve arkadaşı Bruno Simma Iran-United States Claims Tribunal (IUSCT) mahkemesinde hakimlik yapıyorlar.Bu Iran ve ABD tarafından kurulmuş olan bir mahkeme. Iran devrimi zamanından kalan 3900 davayı karara bağlamış. ABD 'nin lehine 2 Milyar ABD Doları İran lehine 1 Milyar ABD Doları tazminata karar verilmiş. Bay Kronke "her iki tarafta şartsız olarak kararlarımızı kabul ediyor" dedi. Bu olayların nedeni finansal İran devrimden sonra petrol şirketlerini devletleştirdi ve açık hesaplar için ödeme yapmadı. Örnek olarak Devrim Konseyi 1979'da Amoco şirketini ( Standart Oil Company'e bağlı) devletleştirdi. Bu şirket Pers körfezinde petrol çıkarıyordu. Ayrıca İran Amerikan mahkemelerinde yargılanmayı önlemek istiyordu. Halen Amerikan bankalarında İran şahına ait milyarlarca ABD doları bulunuyor. Amerikan mahkemelerinin vereceği kararlara göre kazanılan tazminatlar bu hesaplardan ödenebilirdi. 19.01.1981'De iki ülke Cezayir'de rehinelerin serbest bırakılması amaçlı bir antlaşma imzaladılar. Bu antlaşmada mahkemenin kurulması da kararlaştırılmıştı. Antlaşmaya göre özel şahıslar , şirketler ve hükümetler bir yıl içinde bu mahkemeye başvurmalıydılar.
Davanın kararları halka açık duruşmalar ise kapalı.
ABD ve İran bu davaların gündeme gelmesini istemiyorlar. Bu yüzden binada sadece güvenliğe başvurulmasını yazan bir levha bulunuyor . Bu levha Hollandaca, persçe ve ingilizce. Duruşmalar hakimlerin baskı altında kalmaması için halka kapalı yapılıyor. 250.000 ABD Dolarından yüksek rakamalar genellikle petrol ve silahlanma konularında. Hakimler Amoco'nun devletleştirilmesinin hukuk kurallarına uygun olduğuna 1987 yılında karar verdiler. Bu firmaya tazminat ödenmesi de karara bağlandı. Davanın görüldüğü ver filmlerde gördüğümüz sahnelere benziyor. Tahta kaplanmış salonda iranlı ve amerikalı avukatlar tanıkları sorguluyorlar. 9 Hakim deri kaplı koltuklarında oturuyor. Üçer hakim ABD ve İrandan. Kalan diğer 3 hakimi ortak olarak bağımsız ülkelerden seçmişler. Ve isimlerine bir ortak komisyon karar vermiş.
Onbinlerce sayfa belge var
Hükümetlerinin aksine amerikalı ve iranlı hakimler birbirleriyle çok iyi anlaşıyorlar. Kronke'ye göre "zamanla insan o zamanki olaylara dah objektif yaklaşıyor ve duygusallığı bırakıyor". Bazı belgelerde ABD'nin İran'a ne kadar yoğun silah sattığı görülüyor. Örnek olarak Westinghouse'un İran'a sattığı " Süper Yarasa" radar sistemi var. Iran devrimden sonra bu sistem için ödeme yapmak istemedi. Mahkeme kararında şirketi haklı buldu. Diğer taraftan İran tarafından parası ödenen fakat ABD'nin teslim etmediği F-14 uçaklarının durumu görüşülüyor. Tarafların beklediği karar verilmemiş 17 dosya bulunuyor. Bir dosya İran'ın almak istediği Şah'ın ABD bankalarına yatırdığı 11 milyar ABD doları hakkında.
Spiegel'den tercüme edilmiştir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder